Özel ve Kamu Hastanelerinde Hekimlerin Tazminat Sorumluluğu ve Malpraktis Davaları

Tazminat Hukuku · Hekim ve Hastane Sorumluluğu · Malpraktis

Günümüzde tıbbi müdahaleler sonrasında ortaya çıkan olumsuz sonuçlar, tıbbi uygulama hatası (malpraktis) ile komplikasyon kavramlarının hukuki açıdan sıkça tartışılmasına yol açmaktadır. Hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının sorumluluğu ile bu süreçte açılabilecek tazminat davaları, müdahalenin yapıldığı hastanenin kamuya veya özel sektöre ait olmasına göre farklılık göstermektedir.

1. Tıbbi Uygulama Hatası ve Komplikasyon Ayrımı

Bir tıbbi müdahalenin ardından hukuki sorumluluğun ve buna bağlı tazminat yükümlülüğünün doğabilmesi için kusur ile hizmet veya özen eksikliğinin bulunması gerekir.

  • Komplikasyon: Tıbbi standarda uygun davranılmasına ve gerekli özen gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilen, öngörülebilir ancak önüne geçilemeyen istenmeyen sonuçlardır. Kural olarak komplikasyonlardan dolayı hekim veya hastane sorumlu tutulmaz.
  • Malpraktis (tıbbi uygulama hatası): Hekimin veya sağlık personelinin bilgi, özen ya da beceri eksikliği; hatalı teşhis veya tedavi ya da bakım ihmali nedeniyle hastanın zarar görmesidir.
  • Hastanın yapılacak müdahale ve riskler hakkında usulüne uygun bilgilendirilmemesi veya komplikasyon yönetiminin hatalı yapılması hâlinde de hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.

2. Hekimin Genel Hukuki Sorumluluğu

Hukukumuzda hekimin hukuki sorumluluğunu düzenleyen özel bir kanun bulunmamakla birlikte, sorumluluğun kusur sorumluluğuna dayandığı kabul edilir. Kusur sorumluluğunda hukuka aykırı ve kusurlu bir fiilin yanı sıra, bu fiil sonucunda meydana gelen bir zararın bulunması gerekir. Hekimlik mesleğinin icrası sırasında mesleki kuralların ihlal edilmesi ya da kasıtlı veya ihmalkâr davranılması sonucunda hastanın beden bütünlüğünde zarar meydana gelirse, kusuru ölçüsünde hekimin sorumluluğuna gidilebilir.1

Hekimin başlıca sorumluluğu; hastaya karşı tıp biliminin ilke ve esaslarına bağlı kalarak en uygun tedaviyi uygulamak, işlemleri zamanında yapmak, hatalı ya da eksik işlemden kaçınmak ve aydınlatma yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmektir. Hekimin sorumluluğu bazı durumlarda haksız fiil, bazı durumlarda vekâletsiz iş görme, bazı durumlarda ise vekâlet sözleşmesi hükümleri kapsamında doğar. Ancak bu durumlarda hekimin sorumluluğuna yol açan olay değişmez.

3. Kamu Hastanelerinde Sorumluluk ve Tazminat Süreci

Devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinde görev yapan hekimler kamu görevlisi statüsündedir. Anayasa ve kamu hukuku ilkeleri uyarınca, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları doğrudan hekime yöneltilemez; ilgili kamu idaresine, örneğin Sağlık Bakanlığına veya ilgili üniversite rektörlüğüne karşı açılır. Kamu hastanelerindeki tıbbi müdahale hatalarına ilişkin davalar idari yargıda “tam yargı davası” olarak görülür. İdare, tıbbi hatada ağır veya kişisel kusuru tespit edilen hekime, kanuni koşullar çerçevesinde rücu edebilir.

4. Özel Hastanelerde Sorumluluk ve Tazminat Süreci

Özel hastaneler, tıp merkezleri ve özel kliniklerde sunulan sağlık hizmetleri özel hukuk hükümlerine tabidir. Özel hastane ile hasta arasındaki ilişki genel olarak hizmet ve vekâlet sözleşmesi hükümleri doğrultusunda değerlendirilir. Hastane yönetimi, hem kendi organizasyon kusurlarından hem de bünyesinde çalıştırdığı personel ve hekimlerin eylemlerinden sorumlu olabilir. Özel sektördeki malpraktis iddialarında tazminat talepleri ilgili hekime, özel hastane işletmesine veya her ikisine birden yöneltilebilir.

Özel sağlık kuruluşlarına karşı açılacak tazminat davaları, uyuşmazlığın niteliğine göre tüketici mahkemelerinde veya asliye hukuk mahkemelerinde görülür. Kanunda öngörülen hâllerde, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekir.

5. Tazminat Davalarında Talep Edilebilecek Kalemler

Tıbbi uygulama hatası sonucunda zarara uğrayan hasta veya hastanın vefatı hâlinde yakınları, somut olayın koşullarına göre şu taleplerde bulunabilir:

  • Maddi tazminat: Ek tedavi ve hastane giderleri, iş gücü veya kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan zararlar; ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı ve defin giderleri.
  • Manevi tazminat: Bedensel zararın ve olayın yol açtığı elem, keder ve psikolojik yıpranmanın karşılığı olarak talep edilebilir.

6. Yargıtay Görüşleri Işığında Hekim ve Hastane Sorumluluğu

  • Hekimin meslek alanı içinde bulunan, hafif dahi olsa bütün kusurlar sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Hekimler hastalarının zarar görmemesi için yalnızca mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Hekim, en ufak tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini göz önünde tutmalı, onu gereksiz risk altına sokmamalı ve en emin yolu tercih etmelidir.
  • Tıbbi hatadan kaynaklanan davada davacının kusuru yoksa tazminattan indirim yapılamaz. Davalı hastane yönetimi, istihdam eden sıfatıyla sorumludur.
  • Hekim ve sağlık personeli, “yüksek özen borcu” nedeniyle en hafif kusurlarından dahi sorumlu tutulabilir. Tazminata hükmedilirken kusur oranlarına bakılmaz. Tazminattan indirim, yalnızca hastanın ihmal veya hatasının saptanması hâlinde söz konusu olabilir. Hekimin ve sağlık personelinin en hafif kusur durumunda dahi tam sorumluluk esasına göre sorumlu tutulacağına ve tazminattan kusura göre indirim yapılmayacağına ilişkin Yargıtay’ın yerleşik görüşü ve kararları bulunmaktadır.

Sağlık hukukundan kaynaklanan malpraktis ve tazminat uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, başvuru süreleri ve ispat yükü somut olayın niteliğine göre değişiklik gösterir. İdari başvuru, dava ve arabuluculuk süreçlerinde hak kaybına uğranılmaması için hukuki yardım alınması tavsiye edilir.

Dipnot
  1. Yördem, Yılmaz, “Hekimin Hatalı Tıbbi Uygulamaya Bağlı Hukuki Sorumluluğu”, TAAD, Yıl 11, Sayı 39 (Temmuz 2019), s. 129 vd. ↩

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olay bakımından hukuki görüş veya danışmanlık yerine geçmez.

← Tazminat Hukuku