Anayasa Mahkemesi, medyada yaptığı aşı açıklamaları nedeniyle Tabip Odası Onur Kurulunca bir ay süreyle geçici olarak meslekten alıkoyma cezası verilen hekimin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi. Karar, 4 Kasım 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı (B. No: 2022/92607).
Meslekten Alıkoyma Cezası Kararında Temel Bilgiler
- İhlal edilen hak: İfade özgürlüğü (Anayasa m. 26)
- Konu: Medyadaki tıbbi içerikli açıklamalar nedeniyle bir ay geçici olarak meslekten alıkoyma cezası
- İhlalin nedeni: Müdahalenin kanunilik şartını karşılamaması (Anayasa m. 13)
- Karar: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2022/92607, 21/4/2026 (R.G. 4/11/2026 – 33420)
- Sonuç: İhlal; yeniden yargılama için dosya Ankara 14. İdare Mahkemesine gönderildi, tazminat talebi reddedildi
Olay ve Disiplin Süreci
Başvurucu, İstanbul Bilim Üniversitesi eski rektörü olan bir kalp ve iç hastalıkları uzmanıdır. Yazılı ve görsel medyada yer alan aşı uygulamasına ilişkin açıklamaları nedeniyle hakkında İstanbul Tabip Odası tarafından disiplin soruşturması başlatılmıştır.
İstanbul Tabip Odası Onur Kurulu, 4/12/2018 tarihli işlemle başvurucuya 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca bir ay süreyle geçici olarak meslekten alıkoyma cezası vermiştir. Ceza, Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulunca onanmıştır. Başvurucunun iptal davası Ankara 14. İdare Mahkemesince 7/4/2021’de reddedilmiş, istinaf başvurusu da reddedilmiş, Danıştay temyiz talebini incelenmeksizin reddetmiştir. Başvurucu nihai kararı 8/9/2022’de öğrenmiş ve 10/10/2022’de bireysel başvuruda bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesi Hangi Hakkı İnceledi?
Mahkeme, başvuruyu Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında değerlendirmiştir. Başvurucunun açıklamaları nedeniyle meslekten alıkoyma cezasıyla cezalandırılması, ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaledir.
Böyle bir müdahalenin Anayasa’ya uygun olması için Anayasa’nın 13. maddesindeki ölçütleri karşılaması, her şeyden önce kanuna dayanması gerekir.
Kanunilik Şartı Neden Karşılanmadı?
Anayasa Mahkemesine göre kanunilik, yalnızca bir kanunun var olması anlamına gelmez; kanunun yeterince açık, erişilebilir ve öngörülebilir olması da gerekir. Bireyler, hangi davranışın hangi sonuca bağlanacağını önceden görebilmelidir.
6023 sayılı Kanun’un 39. maddesi, haysiyet divanlarına yazılı ihtar, para cezası ve 15 günden 6 aya kadar geçici olarak sanat icrasından men gibi cezalar verme yetkisi tanıyor; bu cezaların verilmesinde sıra gözetmeksizin geniş takdir hakkı öngörüyordu. Ancak hangi fiile hangi cezanın uygulanacağı açıkça düzenlenmemişti. Mahkeme, disiplin cezasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılmasını sağlayacak yasal bir çerçevenin çizilmediğini, işlenen fiil ile verilen ceza arasında adil dengeyi sağlayacak mekanizmaların bulunmadığını ve keyfi yorum ve uygulamalara karşı hukuki güvence sağlanmadığını belirtmiştir.
6023 Sayılı Kanun m. 39’un Daha Önce İptal Edilmesi
Karar metninde dikkat çeken bir nokta var: Anayasa Mahkemesi, norm denetimi kapsamında verdiği 11/2/2025 tarihli ve E.2024/177, K.2025/40 sayılı kararla 6023 sayılı Kanun’un 39. maddesini Anayasa’nın 2. maddesine aykırı bularak iptal etmişti. Bireysel başvuru kararında bu iptal gerekçesine atıf yapılmış; müdahalenin dayanağı olan kuralın belirlilik şartını karşılamadığı, bu nedenle müdahalenin kanunilik şartını taşımadığı sonucuna varılmıştır. Mahkeme, benzer şekilde eczacı odaları haysiyet divanlarına ilişkin kuralı da daha önce iptal ettiğini hatırlatmıştır.
Karar ve Sonuçları
- Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verildi.
- Karar örneği, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 14. İdare Mahkemesine gönderildi.
- Tazminat talebi, yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedildi.
- Başvurucuya 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama gideri ödenecek.
Kararın Sınırı
Anayasa Mahkemesi açıklamaların tıbbi doğruluğu ya da yerindeliği hakkında bir değerlendirme yapmamış; ihlali, müdahalenin kanuni dayanağının bulunmamasına bağlamıştır.
Hekimler ve Meslek Örgütleri İçin Ne Anlama Geliyor?
Karar, meslek örgütlerinin disiplin yetkisinin de temel haklara müdahale niteliği taşıdığını ve bu yetkinin kanunla, öngörülebilir biçimde düzenlenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Benzer bir disiplin cezası alan ve yargı yollarını tüketen hekimler, nihai kararın öğrenilmesinden itibaren bireysel başvuru süresi içinde Anayasa Mahkemesine başvurabilir; süre ve usul kuralları somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
İlgili Yargı Kararı
Aşı Açıklamaları Nedeniyle Meslekten Alıkoyma Cezası: İfade Özgürlüğü İhlali
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · 21.04.2026 · B. No: 2022/92607
Medyadaki aşı açıklamaları nedeniyle verilen bir ay meslekten alıkoyma cezasının kanunilik şartını karşılamadığı; ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verildi.
Asıl nüshayı görüntüle (PDF)Sık Sorulan Sorular
Tabip odası disiplin cezası ifade özgürlüğünü ihlal edebilir mi?
Anayasa Mahkemesi somut olayda, aşı açıklamaları nedeniyle verilen bir ay meslekten alıkoyma cezasının ifade özgürlüğüne müdahale oluşturduğunu ve bu müdahalenin kanunilik şartını karşılamadığını belirterek Anayasa’nın 26. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi aşı açıklamalarının doğru olup olmadığını değerlendirdi mi?
Hayır. Mahkeme, açıklamaların tıbbi içeriğini değil, cezanın dayanağı olan kuralın kanunilik şartını karşılayıp karşılamadığını incelemiştir.
6023 sayılı Kanun’un 39. maddesi neden Anayasa’ya aykırı bulundu?
Karar metnine göre madde, hangi fiile hangi disiplin cezasının uygulanacağını belirlememiş, haysiyet divanına sıra gözetmeksizin geniş takdir yetkisi tanımış ve fiil ile ceza arasında adil dengeyi sağlayacak mekanizmalar kurmamıştır. Anayasa Mahkemesi bu maddeyi 11/2/2025 tarihli kararıyla Anayasa’nın 2. maddesine aykırı bularak iptal etmişti.
Karardan sonra ne olacak?
Dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 14. İdare Mahkemesine gönderilmiştir. Tazminat talebi reddedilmiş, 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya için hukuki görüş veya danışmanlık yerine geçmez.