Anayasa Mahkemesi, geçit hakkı davasında bedelin dava tarihindeki değer üzerinden belirlenip yaklaşık 6 yıl 10 ay sonra aynı bedelle karara bağlanmasını, geçit hakkı kurulan taşınmazın malikinin mülkiyet hakkının ihlali saydı. Karar 4 Kasım 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı (B. No: 2020/22340).
Geçit Hakkı Bedeli Kararında Temel Bilgiler
- İhlal edilen hak: Mülkiyet hakkı (Anayasa m. 35)
- Dayanak: Zorunlu geçit hakkı (TMK m. 747), devletin pozitif yükümlülükleri
- Dava süreci: 12/1/2010’da açılan dava 16/11/2016’da sonuçlandı; yaklaşık 6 yıl 10 ay
- Karar: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2020/22340, 5/5/2026 (R.G. 4/11/2026 – 33420)
- Sonuç: İhlal; yeniden yargılama için dosya Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildi
Geçit Hakkı Davası Nasıl Başladı, Nasıl Uzadı?
Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesi, taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malike, tam bir bedel karşılığında komşularından geçit hakkı tanınmasını isteme imkânı veriyor. İzmir’in Çeşme ilçesinde bir tarla maliki, yola geçişi bulunmadığını belirterek 12/1/2010’da komşu parsel maliklerine karşı geçit hakkı davası açtı. Davalılardan biri başvurucuydu.
İlk bilirkişi raporunda metrekare değeri 20 TL olarak belirlendi; 130,22 m² için 2.604,40 TL bedel depo edildi. Sonraki bilirkişi raporlarında uygun güzergâh değişti. 2014’te yapılan keşifte başvurucunun taşınmazı uygun güzergâh bulundu, metrekare değeri keşif tarihi itibarıyla 30 TL hesaplandı; bu değer dava tarihine uyarlandığında 21,24 TL’ye denk geliyordu. 129,51 m² için dava tarihi itibarıyla bedel 4.169,98 TL olarak tespit edildi.
Mahkeme 24/7/2014’te davayı kabul etti; karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesince 19/4/2016’da bozuldu. Bozmaya uyan mahkeme 16/11/2016’da aynı bedel üzerinden yine davayı kabul etti, karar 17/2/2020’de onandı. Başvurucu, davanın açılmasından karara kadar geçen sürede taşınmaz değerlerinin ciddi biçimde arttığını ileri sürdü.
Mülkiyet Hakkında Devletin Pozitif Yükümlülüğü
Geçit hakkı uyuşmazlığı özel kişiler arasında yaşanıyor. Anayasa Mahkemesi bu nedenle başvuruyu Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkı kapsamında devletin pozitif yükümlülükleri çerçevesinde inceledi. Bu yükümlülük, mülkiyet hakkını koruyacak etkili bir hukuki çerçeve kurmayı ve yargı mercilerinin özel kişilerle olan uyuşmazlıklarda adil karar vermesini de kapsıyor.
Mahkeme üç soruyu inceledi:
- Kanuni çerçeve: TMK m. 747 ve Yargıtay içtihatları geçit hakkını açık biçimde düzenlediği için bu yönden sorun görülmedi.
- Usule ilişkin güvenceler: Başvurucu davada vekille temsil edildi, itiraz ve savunmalarını sunabildi.
- Menfaatler dengesi: Asıl ihlal burada tespit edildi.
Menfaatler Dengesi Neden Bozuldu?
Yargıtay içtihatlarına göre bedelin belirlenmesinden hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmişse, hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Mahkeme, başvurucunun bu yöndeki itirazını dikkate almadan davayı dava tarihindeki 4.169,98 TL bedel üzerinden sonuçlandırdı.
Anayasa Mahkemesi, 2014’te belirlenen m² değerinin dahi dava tarihine göre yaklaşık yüzde kırk iki oranında arttığına dikkat çekti. Yaklaşık 6 yıl 10 ayda yaşanacak değer artışı hesaba katılmayınca menfaatler dengesi başvurucu aleyhine bozuldu ve başvurucuya bireysel olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendi.
Enflasyon Nedeniyle Değer Kaybı İddiası
Başvurucu ayrıca bedelin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödendiğini de ileri sürmüştü. Mahkeme, birinci iddiada ihlal bulunduğundan bu iddiayı bu aşamada incelemeye gerek görmedi.
Karar ve Sonuçları
- Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildi.
- Karar örneği yeniden yargılama yapılmak üzere Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesine (E.2016/422, K.2016/611) gönderildi.
- Tazminat talebi, yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedildi.
- Başvurucuya 446,90 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.446,90 TL yargılama gideri ödenecek.
Geçit Hakkı Davalarında Dikkat Edilecekler
Karar, bedelin belirlenmesinden hükme kadar uzun süre geçen geçit hakkı davalarında hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılması gerektiğini vurgulamaktadır. Geçit hakkı kurulacak taşınmazın maliki, bu talebini dava sürerken ve kanun yollarında açıkça ileri sürmelidir; nitekim somut olayda başvurucu itirazlarını yargılama sırasında dile getirmiştir. Her dosyanın koşulları farklı olduğundan değer tespiti ve depo süreçleri konusunda dosyaya özgü hukuki destek alınması yerinde olur.
İlgili Yargı Kararı
Geçit Hakkı Bedelinin Düşük Belirlenmesi: Mülkiyet Hakkı İhlali
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm · 05.05.2026 · B. No: 2020/22340
Dava tarihindeki değer üzerinden belirlenen geçit hakkı bedelinin yaklaşık 6 yıl 10 ay sonra güncellenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildi.
Asıl nüshayı görüntüle (PDF)Sık Sorulan Sorular
Geçit hakkı bedeli hangi tarihteki değer üzerinden belirlenmelidir?
Kararda anılan Yargıtay içtihatlarına göre, bedelin belirlenmesinden hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmişse hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Anayasa Mahkemesi geçit hakkı davasında hangi hakkın ihlal edildiğine karar verdi?
Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının, devletin pozitif yükümlülüğü kapsamında ihlal edildiğine karar vermiştir.
Dava 6 yıl 10 ay sürdü; bu sürede değer artışı hesaba katılmadı mı?
Mahkemeye göre dava tarihine göre belirlenen bedel üzerinden karar verilmesi, aradan geçen yaklaşık 6 yıl 10 aylık sürede yaşanacak değer artışının dikkate alınmaması anlamına geliyordu. Mahkeme bunu menfaatler dengesinin başvurucu aleyhine bozulması olarak değerlendirmiştir.
Karardan sonra ne olacak?
Dosya yeniden yargılama yapılmak üzere Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Tazminat talebi reddedilmiş, 40.446,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosya için hukuki görüş veya danışmanlık yerine geçmez.